| TCDD’nin kuruluşunun 150., 3
Mart 2007 Cumartesi günü başlayacak olan “İki Teker ile Çok Tekerin
Ardından” projesinin ilk etabı 8 Mart Perşembe günü Afyon’da noktalanacak.
Türk demiryollarının hikâyesi 130 kilometrelik Aydın-İzmir hattına
ilk kazmanın, verilen imtiyaz ile İngiliz’ler tarafından, vurulduğu
tarih olan 1856 yılında başlar.
Bu hattın seçimi nedensiz değildi. İzmir-Aydın yöresi diğer
yörelere göre nüfus bakımından kalabalık, ticari potansiyeli
yüksek, İngiliz pazarı olmaya elverişli etnik unsurların yaşadığı,
İngiliz sanayisinin gereksinim duyduğu tekstil sanayinin hammaddesi
olan tarım ürünlerini ve önemli madenlerine kolay ulaşılabilecek
bir yöreydi. Bunları en hızlı biçimde limanlara, oradan da kendi
ülkelerine ulaştırmak için bu hattı inşa ettiler.
İlk başlarda bu hat sadece Aydın ve İzmir-Alsancak’tan oluşmakta
idi. Tam ortalarında da bakım ve aktarma istasyonu olarak Aziziye
istasyonu bulunuyordu (daha sonra 1937’de Atatürk’ün ziyaretinden
sonra Çamlık adını aldı). Bu günkü Çamlık Buharlı Lokomotifler
Müzesi işte bu istasyonun bulunduğu yerde kurulmuştur.
Biz de “İki Teker ile Çok Tekerin Ardından” gezimizin ilk etabını
bu hattan başlatmağa karar verdik. Bu güzergâh, TCDD’nin 3. Bölgesi’nin
tüm Güney bacağı olan Alsancak-Denizli hattı ve ardından 7. bölgenin
önemli bağlantısı olan Denizli-Afyon hattını kapsamaktadır.
Bu hat üzerinde, Alsancak’tan Afyon’a gidene kadar, birçok
yerde ara hatlarla bu bölgenin büyük ve önemli şehirlerine,
kasabalarına ulaşmak mümkün. Ana hattın yanında, Torbalı’dan
Ödemiş ve Tire’ye ayrılan, Ortaklar’dan Söke’ye uzanan, daha
ilerilerde Goncalı’dan Denizli’ye, Burdur’a, Isparta’ya ve
nihayetinde Eğridir’e sapan ara hatlarda da bulunan tüm istasyonları
dolaşacağız. Bunların bir kısmında artık trenler dahi durmuyor,
hatta bir kısmı ise çok yeni tarihlerde ulaşıma kapatıldı.
Ama 778,773 kilometre uzunluğundaki bu parkurda biz her birine
tek tek uğrayacağız.
Daha evvelden de bahsetmiştik. Böyle bir gezinin, yani 10.984
kilometrenin tek bir etapta gezilebilmesi elbette mümkün ama
bizler Türkiye’deki tren yollarının her bir metresini dolaşmak
istiyoruz. Açık ya da kapalı, her istasyona uğramak istiyoruz.
Bu yüzden araba ile birkaç saat içersinde rahatlıkla alabileceğiniz
bu etapta biz tam 6 gün geçireceğiz, çünkü ilk etabımızda ziyaret
edeceğimiz toplam 140 istasyon var.
3 Mart 2007, Cumartesi
TCDD’nin 150. yılında, 3 Mart Cumartesi günü başlayacak olan
birinci etabımızın ilk gününde yukarıda görülen haritadaki
tren yolu rotasını takip ederek Alsancak Gar’ından Tire’ye
kadar olan 133,565 km.yi kat edeceğiz.
Alsancak, 1856 yılında yapımına başlandığında, Türkiye’nin ilk
tren hattındaki iki ana istasyondan bir tanesi idi. TCDD 3. bölgesinin
Güney bacağının başlangıç noktası.
TCDD tarihi ile eş anlamlı 150 yıllık bu istasyon bu sene İzmir
Büyükşehir Belediyesi’nin şehir içi hafif raylı sistem çalışmaları
nedeniyle demiryolu trafiğine kapatıldı, maalesef artık kullanılmıyor.
Aslında aynı çalışmalar nedeniyle bugünkü hattımızda bulunan
İzmir’in simgesi haline gelmiş, Basmane, Hilal, Halkapınar ve
Buca istasyonları da artık kapalı. Bu yüzden Güney bacağından
Anadolu’ya giden veya buraya Anadolu’dan gelen trenlerin durak
noktası artık Gaziemir. Yolcular Gaziemir’den veya Gaziemir’e
otobüslerle taşınıyor. Ama biz bu tarihi istasyonları artık trafiğe
kapalı olsalar dahi mutlaka gezeceğiz.
Başlangıç noktamız Alsancak Garı’nın ardından Hilal üzerinden,
İzmir dışına yol veren hatta içeriye doğru kısa bir mesafe ayrılan
Buca istasyonu var. Daha sonra bugün tamamen kapanmış, hatta
rayları bile kaybolmuş olan Gaziemir, Seydiköy istasyonunu arayacağız.
1890’larda açılan Seydiköy İstasyonu 1980’lerde kapandı. O yıllarda
bu bölgede oturan Levanten’ler ve diğer gayri Müslim zenginlerin
banliyösü idi.
Ardından göreceğimiz tüm istasyonlar ile eski İzmir karayolunun
paralelindeki kasabaları kapsamaktadır. Sırasıyla; Gaziemir,
Adnan Menderes Havaalanı, Cumaovası, Develiköy, Tekeköy, Pancar,
Kuşçuburun, Torbalı.
Torbalı’dan doğu yönüne doğru ana hattan ayrılarak hemen her
5-6 kilometre de bir küçük istasyonlara rastlayabileceğiniz bu
güzergahta yemyeşil bir doğanın içerisinden süreceğiz motorlarımızı.
Adım başı bir köyden geçecek, yol kenarındaki mola yerlerinde,
özellikle kapalı olan istasyonların hikâye ve tarihçelerini alabilmek
için duraklayacağız. Adlarından da anlaşılabileceği gibi büyük
ihtimalle Kurtuluş Savaşı’mıza, belki de daha öncelerine uzanan
hikayeleri var buradaki istasyonlardan bir çoğunun. Torbalı’dan
Ödemiş’e kadar uzanan bu hat 2006 yılının Kasım ayında pozlama
çalışmalarının tamamlanmasıyla komple yenilendi.
Toplam 74 kilometre uzunluğundaki Torbalı-Ödemiş-Tire hattımızda
sırasıyla Gürgür, Arıkbaşı, Karpuzlu, Elifli, Furunlu, Bayındır,
Yakaköy, Çatal, Derebaşı, Doyranlı, İlkkurşun, Beytiköy istasyonlarının
ardından bu bölgenin çiçek deposu olan Ödemiş’e varacağız.
Geri dönüş hattında da Çatal’dan bir diğer sapak olan İbrahimbey
ve Hüseyinağa istasyonları üzerinden yakın çevrenin mandırası
olarak bilinen Tire’de noktalayacağız günümüzü.
4 Mart 2007, Pazar
Ana hatta geri dönüp, bu sefer Torbalı’dan güneye, Aydın üzerinden
Atça’ya kadar uzanan 175,071 kilometreyi kat edeceğiz. Torbalı’dan
itibaren her noktada karayolundan rahatlıkla görülebilen bir
hattı izleyen bu rotada defalarca İzmir ve Aydın bölgesi’nin
küçük köylerinden geçecek, Pamuk tarlaları ile İncir ve Zeytin
bahçeleri arasından seyahat edeceğiz. Herhalde tüm hattımız
boyunca tren yolunun hemen yanı başındaki patikalarda motorlarımız
sürebileceğimiz ender hatlardan biri olacak.
Tepeköy, Sağlık, Kozpınar, Selçuk ve Çamlık istasyonları İzmir
il sınırları içerisinde. Öğle yemeğimizi 1856’da yapılan 3 istasyondan
bir tanesi olan ve bugün Lokomotif Müzesi olarak hizmet veren
Çamlık’da ayarladık.
Bundan sonraki tek ara hattımız ise Ortaklar’dan daha da güneye
ayrılan, 33 kilometrelik kısa ama Söke Ova’sının pamuk tarlaları
içerisinde zevkli bir rotaya doğru yola koyuluyoruz. Moralı,
Argavlı, Ilıca, Sazlıköy üzerinden Ege’nin Pamuk üretim merkezi
Söke’ye varacağız.
Ardından ana hatta geri dönüp, Atça’ya kadar kalan yol üzerinde
Ege Bölgesi’nin en önemli merkezlerinde geçeceğiz. Neşetiye,
Germencik, Alangüllü, Erbeyli, İncirliova, Kazakkahve, Osmanbük
ve Aydın. Elbette bu kadar çok yerleşim yerinin olduğu bu hat
üzerinde istasyonlarda birbirlerine çok yakın. Tren yolunun yanındaki
patikalar kah zeytinliklerden, kah incir bahçelerinden geçiyor.
Akşamüstü ise İmamköy, Umurlu, Beyköy, Köşk, Çiftekahve, Karaali,
Sultanhisar, Devran üzerinden bugünün son durağı Atça’ya varacağız.
5 Mart 2007, Pazartesi
Bugünkü yolumuz bizi Aydın şehir sınırlarından Denizli’ye taşıyacak.
Yani Anadolu’nun içerilerine. Artık yeşillikler yerini hafif
bozkırlara bırakacak.
Eminim bugünkü 130,969 kilometrelik yolculuğumuzda uğrayacağımız
istasyonların bir çoğunda herhalde en çok Kurtuluş Savaşı’mızın
isimsiz kahramanları Efe’lerin maceraları önümüze çıkacak.
Çakırali, İsabeyli, Nazilli, Güzelköy, Beşeylül, Kuyucak, Çobanisa,
Pamukören, Horsunlu, Gençeli, Meryemoğlu, Buharkent, Kızıldere,
Karataş, Sarayköy, Durak, Üzerlik, Salihağa, Goncalı ana hat
üzerinde uğrayacağımız istasyonlar. Kısa bir ara hat ile ulaşılan
Denizli’ye gireceğiz. Tekrar ana hatta dönüp, Böceli’nin ardından
Kocabaş’ta günü noktalayacağız.
6 Mart 2007, Salı
Bugünden itibaren Aydın ve Denizli ovalarının düz yollarından
yavaş yavaş daha dağlık bölgelere gireceğiz. Herhalde yol şartlarımız
biraz daha zorlaşacaktır.
Bugün yapacağımız 128,600 kilometre süresince Kaklık, Başçeşme,
Bozkurt, Çardak, Sarıkavak, Dazkırı istasyonlarından geçeceğiz.
Buradan itibaren de artık başından beri karayoluna paralel giden
raylar artık içerlere sapmağa ve daha uzaklardan gitmeye başlıyor.
Nitekim Çivril ara hattına girmek için karayolunun yanından ayrılan
tren yolları ufak köy yolları hariç, Dinar’a kadar karayolunu
bir daha görmüyor.
Akyarma, Baraklı ve Sütlaç’tan Çivril’e kadar uzanan ara hat
üzerinde Irgıllı, Beyköy, Sundurlu, Seraserli, İnceköy ve Ömerköy
istasyonlarından geçeceğiz.
Tekrar ana hatta dönünce Yeşilhüyük, Kabaklı ve günün son durağı
Dinar.
7 Mart 2007, Çarşamba
Bu günkü 132,545 kilometre bu hattın ara yollarında geçecek.
Çünkü bölgenin önemli şehirleri Burdur ve Isparta’ya ancak
ara hatlar ile ulaşılabiliyor. Hattın büyük bir kısmı da ana
karayolundan uzaklarda seyrediyor.
Karakuyu, Çapalı, İncesu, Keçiborlu, Gümüşgün üzerinden Kırıkçayır,
Senirce, Bozanönü, Külleönü, Harmanören ve bu hattın sonu olan,
artık kapanmış Eğridir istasyonu.
Bir sonraki günümüzün başlangıç yeri olan Dinar’a dönerken ise
ara hatlarda; Büyükseki ve Isparta ile Gölbaşı, Çerçin, Askeriye
ve Burdur istasyonlarını gezeceğiz.
Artık yollar İzmir ve Aydın civarlarındaki kadar kolay değil,
daha çetin yollardan gideceğiz.
8 Mart 2007, Perşembe
Bugün toplam 112,400 kilometre süreceğiz. Artık yeni bir bölgedeyiz.
Hava şartları, yol şartları bundan 6 gün evveline göre çok
daha zor ama aylardır zaten bugünlere hazırlıyorduk hem kendimizi,
hem de motorlarımızı. Yani sürüşlerimiz daha da zevkli hale
gelmeye başlayacak.
Bugün ayrıca “Dünya Kadınlar Günü” olarak da kutlanmakta. Bizde
seyahatimizin bu gününü, Kurtuluş Savaşı’nda şehit olmuş kadınlarımıza,
bizleri birer iyi evlat olarak yetiştiren annelerimize ve kendi
eşlerimize ithaf etmek istiyoruz.
Dinar’dan kuzeye yönelerek, Karakuyu, Kazanpınar, Ekinova, Doğansu,
Sandıklı, Çiğiltepe, Kocatepe, Tınaztepe üzerinden Afyon’a varacağız
ve birinci etabın bittiği bu gün turumuza ikinci etabımızın başlayacağı
26 Mart 2007, Pazartesi tarihine kadar biraz ara vereceğiz.
İlk etabımızda 10.984 kilometrelik Türkiye demiryolları ağının
ara yolları ile beraber sadece 813,150 kilometrelik bir kısmını
tamamlamış olacağız, ama yılların hayallerine başlamış olmak,
bitirmenin ilk adımıdır diye düşünüyoruz.
|